Suluova'nın Gelenek ve Görenekleri

  • Suluova
  • Gösterim: 54

Yörenin Gelenekleri :  Yolların, otomobillerin, traktörün, biçerdöverin, telefonun, sinemanın, televizyonun olmadığı devirlerde Anadolu”nun sosyal yaşantısında düğünlerin önemli bir yeri olmuştur. Anadolu halkı temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı, insan ve hayvan gücüyle gerçekleştirirken çok yorulur ve çok zaman harcardı. Eğlenmeye ve komşuluk münasebetlerine hiç vakit ayıramazdı. İşte, halk kısıtlı yaşantı içersinde düğünlere can simidi gibi sarılmış ve genellikle hasattan sonra ürün elde etmenin sevinci ile birlikte düğünleri büyük bir tören havasına dönüştürmüştür.

Ailede evlenecek çağa gelmiş erkek evladı olanlar çocuklarına eş aramaya başlarlar. Yakın eş-dost ve akraba aracılığıyla seçilen gelin adayı belirlenince, kızın ailesine dünür gidilir. Büyükler toplanır, usulüne göre kız, ailesinden istenir. İlk gidişte kızın ailesi akrabalarına danışmak için izin ister. Sonuç dünür gelene el altından duyurulur. Sonuç olumlu ise kız evine hazırlıklı gidilir. Burada yemekler yenilip söz kesilir ve şerbet içilir. Alınacak eşyalar üzerinde anlaşıldıktan sonra nişan tarihine karar verilir.

Nişan öncesi (elbise alma) eksik görmek için gelin ve damadın yakınları toplanarak gelinin ve damadın istek ve ihtiyaçlarını almak üzere çarşıya çıkılır. Bu arada her iki aile de birbirlerine hediyeler alırlar.

Eksik görme gününden sonra gelin ve damat aileleri, birbirlerine hediyelerini bohçalar içersinde sunarlar. Buna “bohça getirme” denir. Kararlaştırılan günde nişan her iki tarafın çağırdığı davetlilerin katılımı ile yapılır. Yemekler yenilip eğlenceler yapılırken davetlilerde hediyelerini “EBEDE” denilen törenle gelin kızın başından geçirip hediyeyi getireni söyleyip teşekkür edilir. Düğün günü belirlendiğinde hazırlıklar son aşamaya gelmiştir. Düğün Cuma günü başlar, üç gün sürer. Birinci gün kızbaşı ve yiğitbaşı seçilir. Kızın çeyizi kız bulunduğu yerden uzak bir yere gidecekse çeyizi, evlerinin bir odasında sergilenir. Buna “ÇEYİZ SERME” denilir.

Düğünün ikinci günü gelin ve damat hamamları, damat traşı yapılır. Akşama erkek tarafı yatsı namazından sonra kız tarafına kına almaya gider. Bir tepsi içersinde çeşitli hediyelerle birlikte kına damat evine getirilir. Geline kız evinde, damada da oğlan evinde ilahi ve dualarla kına yakılır.

Düğünün üçüncü günü, gelin almaya gidilir. Gelin alma sırasında kapı kitlenir, kapı parası ve kardeş yolluğu alınarak, yastık satılır. Gelin oğlan evine gelince başına leblebi ve para serpilir. Düğünden bir gün sonra gelinin, damadın akrabası ile tanışması ve yeni evine alışması için “DUVAK” denilen törenle düğün son bulur.

Yöremizde, erkek çocukları buluğ çağına ermeden, belirlenen günde misafir davet edilerek, çocuklar sünnet edilir. Düğünden bir gün öncesi kına gecesi yapılarak sünnet olacak çocuğa kına yakılır ve eğlenilir.

Düğün günü çocuk ve arkadaşları arabalar eşliğinde gezdirilir. Mevlit okutularak gelen misafirlere yemek verilir.

Dini bayramlarda arife gününden önce evlerin temizliği yapılır. Bayram yemekleri ve tatlılar hazırlanır, fırında haşhaşlı çörek ve keşkek yemeği pişirilir.

Arife günü mezarlıklar ziyaret edilir, dualar okunur. Herkes, ekonomik gücü ölçüsünde bayram giyecekleri alır. Nişanlı oğlu-kızı olanlar gelin ve damada bayramlık götürürler.

Bayram günü bayram namazından sonra camii önünde bayramlaşma, bittikten sonra dua yapılır, evlere gidilir. Büyüklerin elleri öpülür. Çocuklara para ve çeşitli hediyeler verilerek sevindirilir. Daha sonra yakın akraba ve komşular ziyaret edilerek bayramları tebrik edilir.

Yörede askere gidecek gençler bir ay öncesinden belirlenir. Aynı dönemde askere gidenler birbirine “tertip” diye hitap ederler. Gençler askere gitmeye yakın kendi aralarında toplanarak eğlenirler. Yakın akrabaları yemeğe davet ederler. Askere gidecek gençler, eş, dost, komşu ve akrabaları ziyaret ederler. Komşu, akraba ve diğerleri gençleri askere gidecekleri gün uğurlamaya hediyeleri ile gelir ve ailesine verirler. Davul ve zurna eşliğinde gençler oynar ve eğlencelerle askere uğurlanır.

Ramazan günleri aileler kendi yakın akrabalarını, komşularını, fakir insanları belirli günlerde iftar yemeğine davet ederler. İftar vakti olduğunda oruç zeytin, hurma ve suyla açılır. Çorba, sebze yemekleri, et yemekleri, pilav, börek, komposto ve tatlılarla yemek sona erer. 

Yeni ev yaptıranlara, evin çatısı yaptırılırken, akraba ve komşular tarafından getirilen elbiselik kumaşlar çatıya helva direğinin çevresine asılır. Bu hediyeler evi yapan ustanın olur. Ev bitip yerleşilince komşu ve akrabalar “Hayırlı Olsun” ve “Güle Güle Oturun” demeye gelirler. Beraberinde hediyelerini de getirirler.

Doğum yapan kadınlara yedi gün geçince akrabaları, dostları tarafından bebek görmeye hediyeleri ile birlikte gidilir. Ve göz aydınlığı verilir. Eve gelenlere şerbet ikram edilir.

Küçük çocuklar diş çıkarmaya başlayınca buğday kaynatılır, şekerle karıştırılır, komşulara dağıtılır. Buna “Diş Hediği” denilir.

Bahar gelip çiğdemlerin açma zamanı gelince köy çocukları toplanarak kırlara çıkar, kurumuş geven dikenleri üzerinde yeni çıkan çiğdemleri toplayarak köye dönerler. Köyde ev ev dolaşarak çiğdem çiçeği verilip, hediyelik un, şeker, yağ toplarlar.  Toplanan malzemelerle helva yapılır ve köydeki tüm çocuklara dağıtılır.  

Cenaze olduğu gün, cenazenin yakınları ve komşuları başka işle uğraşmazlar. Cenaze defnedildikten sonra akşam mevlit okunur. Cenaze evinde yemek pişmez. Komşular tarafından getirilir. Tanıdıkları, akraba, eş-dost cenaze evine baş sağlığına gelir. Cenaze ile ilgili olarak ilk Cuma, kırkıncı, elli ikinci günlerinde ve yıldönümlerinde mevlit okutulup halka yemek verilir.

Ekin biçme zamanı geldiğinde, tarlaya ekin biçmeye giden orak ve tırpancılar, tarlaya tarla sahibi geldiğinde başaklardan bir gurup alarak tarla sahibine tutarlar. Tarla sahibi de bahşiş ve hediyelerini verir. 

Kırsal yörelerde mayıs ayının altıncı günü  “Hıdırellez” dir. O gün hiç kimse tarlaya, bağ ve bahçeye gitmez. İş yapmaz. Piknik yapılır, yenilip, içilir. Eğlenilir. Dilekler tutulup kağıda yazılır, yazılan kağıtlar gül dalına asılır.

Geleneksel El Sanatları :  Suluova Halk Eğitim Merkezi, geleneksel el sanatlarının unutulmadan yürütülmesini, bunun yanında günümüz insanlarına hitap eden faaliyetler yürütmektedir. Bu amaçla İlçe Halk Eğitim Merkezi, köy ve mezralarımızda giyim, makine nakışı, kumaş boyama, trikotaj, iğne oyası ve halıcılık kursları açmakta, el sanatlarının gelişmesine yardımcı olmaktadır.

Halk Eğitim Merkezi ve Kız Meslek Lisesi, çalışmaları ile ilgili her türlü siparişi değerlendirmektedir.


Yazdır